Özgürlük mü, Öfke mi? Seçim Senin
Hişt hişt… Sakın sinirlerine hâkim ol!
Hani böyle bir şarkı vardı… İşte tam da konumuz bu.
Evet, hız ve haz döneminde yaşayan toplumumuz maalesef ne hızına ne de hazzına hâkim olabilmektedir. Bunun neticesinde ise, hızdan ve hazdan kaynaklanan sıkıntılarını hem dünyada hem de ahirette çekmektedir.
Aşağıda Facebook’ta yayımlanan bir yazı dikkatimi çekti. Bu konu hepimizi ilgilendirdiği için sizinle paylaşmak istedim. İnşallah hepimiz bu konuda ders alır; daha itidalli olur, sinirlerimize hâkim bir şekilde; toplum içerisinde, özellikle trafikte, sosyal hayatta, beşerî ilişkilerde ve aile hayatımızda daha dikkatli davranırız.
Buyurun, beraber okuyalım. Ancak sadece okumakla kalmayalım; anladığımızı hayatımıza da geçirelim.
Bugün trafikte “sellektör yapma” kavgası yüzünden girdiği cezaevinden 13. yılında tahliye olmuş biriyle konuşma fırsatı buldum.
2008 yılında “sellektör yapma” tartışması üzerine karşılıklı küfürleşiyorlar. Daha sonra ikisi de araçlarından iniyor. Karşı taraf bir sopayla yaklaşırken, diğeri de keserle araçtan iniyor ve bir anlık öfkeyle kafasına vuruyor. Yaralanan kişi 8 saat sonra vefat ediyor.
Ölüme sebep olan kişi şunları söylüyor:
“O an münakaşaya girmek için hevesli davranmayıp yoluma baksaydım ve iki ay sonra biri bana ‘Sen bundan iki ay önce trafikte böyle bir tartışma yaşamışsın’ deseydi, inan hatırlamazdım bile. Akılda yer bile tutmayacak bir mesele için 13 senem dört duvar arasında boşa gitti. Ömrüm gitti…
O gün, olaydan iki saat önce anaokuluna bıraktığım oğlum şimdi üniversiteye gidiyor. Ben ise onun en güzel zamanlarında, en çok yanında olmam gereken dönemlerde, bir anlık öfke yüzünden yıllarımı kapalı duvarlar arasında heba ettim. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle eşimi ve çocuğumu da zor durumda bıraktım. Şu an hâlâ ekonomik çöküntü içerisindeyim, iş de bulamıyorum.
Özgürlüğünüze mal olacak her şeyden uzak durun. Bir kötülük gördüğünüzde hukuki yolları tercih edin. Şu kısa ömrü bir de parmaklıklar arkasında tüketmeyin. Bırakın hata yapan yapsın; sizin dövmenizle trafik kültürü düzelmeyecek. Her gün kavga etseniz, belki onlarca kişiyle karşı karşıya gelirsiniz; hatta ölen taraf siz olabilirsiniz.
Trafikte kimseyle kavga etmeyin. Mesele dayak atmak ya da korkmak değil. Haklı ve güçlü olsanız bile sonu hüsran olabilir.
Evinize girdiğinizde evladınıza, annenize, babanıza, eşinize özgürce sarılmanın verdiği huzur; trafikte haklı olmaktan çok daha değerlidir.”
Devletin, trafikte aracından inip kavga edenlere ağır cezalar vermesinin sebebi de budur. Devlet bizi korumak için vardır; ancak biz çoğu zaman meseleye yanlış yerden bakarız.
#Alıntı
Selâm ve dua ile…
Bülent Ertekin





















