Nükleerdeki şehir efsanelerine cevaplar

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Mehmet Türkmen’e nükleerle ilgilişehir efsanelerini, insanların kafasındaki soru işaretlerini sorduk. “Bir nükleer santralin yakınında yaşamak, denize girmek, santral civarında yetişen tarım ürünlerini tüketmek ve turizm faaliyetlerinde bulunmak canlılar için bir tehdit oluşturmaz" diyen Türkmen, "Örneğin İsviçre nüfusunun yüzde 1’i bir santralden 5 km’lik bir mesafede, yüzde 10’u ise 15 km’lik bir mesafede ya

Nükleerdeki şehir efsanelerine cevaplar

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Mehmet Türkmen’e nükleerle ilgilişehir efsanelerini, insanların kafasındaki soru işaretlerini sorduk. “Bir nükleer santralin yakınında yaşamak, denize girmek, santral civarında yetişen tarım ürünlerini tüketmek ve turizm faaliyetlerinde bulunmak canlılar için bir tehdit oluşturmaz" diyen Türkmen, "Örneğin İsviçre nüfusunun yüzde 1’i bir santralden 5 km’lik bir mesafede, yüzde 10’u ise 15 km’lik bir mesafede ya

 Nükleerdeki şehir efsanelerine cevaplar
27 Mayıs 2019 - 12:09

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Mehmet Türkmen’e nükleerle ilgilişehir efsanelerini, insanların kafasındaki soru işaretlerini sorduk. “Bir nükleer santralin yakınında yaşamak, denize girmek, santral civarında yetişen tarım ürünlerini tüketmek ve turizm faaliyetlerinde bulunmak canlılar için bir tehdit oluşturmaz" diyen Türkmen, "Örneğin İsviçre nüfusunun yüzde 1’i bir santralden 5 km’lik bir mesafede, yüzde 10’u ise 15 km’lik bir mesafede yaşıyor” dedi. 
İddia edilenin aksine dünyanın nükleer enerjiden vazgeçmediğini vurgulayan Türkmen, “Önümüzdeki 10 sene içinde nükleer santral projelerinde ciddi artış olması beklenmektedir. Dünya vazgeçmiyor aksine daha büyük bir atılım için gün sayıyor” ifadelerini kullandı.Nükleer santrallere karşı çıkanların Çernobil ve Fukuşima kazalarını örnek verdiğine dikkat çeken Türkmen, "Artık Çernobil benzeri bir kazanın olması yeni nesil güvenlik sistemleri ile mümkün değildir. Fukuşima ise tam olarak bir ‘tasarım ötesi’ bir kazadır. Bu kazayı takiben nükleer sektör, tasarım ötesi kazaların önlenmesine yönelik de yeni tasarımlar ve teknolojiler geliştirmektedir. Yeni nesil güvenlik teknolojileriyle nükleer santrallerde 10 binde 1’den 10 milyonda 1’e düşmüştür.Gelişen teknoloji ile bu olasılık her geçen gün daha da azalmaktadır"dedi.
Dr. Mehmet Türkmen’e“nükleerdeki şehir efsaneleri”ni sorduk o da cevapladı: 
NÜKLEER ENERJİ RADYASYONLU DEĞİL
Soru: Nükleer enerji santrallerinden elde edilen elektrik radyasyonlu mu?
Nükleer enerji santrallerini diğer termik santrallerinden ayıran tek fark, ısı üretmek için nükleer yakıtlardan yararlanılmasıdır. Nükleer yakıtlardan elde edilen ısı enerjisi,reaktör korundanbir buhar üreteci ile türbin tarafına aktarılır. Türbinler sayesinde ısı enerjisi elektrik enerjisine yani elektrik akımına dönüşür. Türbinlerden elektrik üretmemantığı, fosil yakıt kullanan santraller ile birebir aynıdır. Dolayısıyla, nükleer santrallerden üretilen elektriği diğer santrallerden üretilen elektrikten ayırmak mümkün değildir. 
KENT MERKEZİNDE NÜKLEER SANTRALDEN DAHA ÇOK RADYASYON VAR
Soru: Bir nükleer santralin yakınında denize girilmez mi, yetişen tarım ürünleri radyasyonlu mudur?
Her ne kadar nükleer güç santrali normal işletme koşulları için ulusal ve uluslararası kabul edilen izin verilebilir radyasyon dozu yıllık 1 mSv ile sınırlandırılmış olsa da yapılan ölçümlerde santral civarında yaşayan bir insanın yılda ortalama 0,0001 mSv etkin doza maruz kaldığı belirlenmiştir. Nükleer yakıt çevrimlerinin tamamı dahil edildiğinde bu değer 0,002 mSv’e kadar çıkabilmektedir. Yani doğal radyasyon seviyesinin 1000’de 1’i. Dolayısıyla, bir nükleer santralin yakınında yaşamak, denize girmek, santral civarında yetişen tarım ürünlerini tüketmek ve turizm faaliyetlerinde bulunmak canlılar için bir tehdit oluşturmaz. Bir örnekle açıklayacak olursak, İsviçre nüfusunun %1’i bir santralden 5 km’lik bir mesafede, %10’u ise 15 km’lik bir mesafede yaşar. Burada yaşayan yetişkinler ve doğan çocuklar üzerine yapılan araştırmalarda, nükleer santral civarında yaşamanın kanser vakalarında bir artışa neden olmadığı görülmüştür. Küçük bir not, kent merkezinde yaşayan bir insan nükleer santral yakınında yaşayan bir insandan çok daha fazla radyasyona maruz kalır. 
 
 

YORUMLAR