Hastalara iyi gelecek tasarımlar

Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, yaşamı tehdit eden; kanser, ALS, Parkinson gibi hastalıklarla mücadele eden hastalar ve hasta yakınları için palyatif bakım merkezi tasarladı.

Hastalara iyi gelecek tasarımlar

Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, yaşamı tehdit eden; kanser, ALS, Parkinson gibi hastalıklarla mücadele eden hastalar ve hasta yakınları için palyatif bakım merkezi tasarladı.

Hastalara iyi gelecek tasarımlar
28 Aralık 2018 - 22:36

Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, yaşamı tehdit eden; kanser, ALS, Parkinson gibi hastalıklarla mücadele eden hastalar ve hasta yakınları için palyatif bakım merkezi tasarladı. 
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Yaşar Üniversitesi, palyatif bakım hastalarının yaşam koşullarının iyileştirilmesine destek olmak amacıyla ortak bir proje çalışması yürüttü. Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Belgin Terim Çavka koordinatörlüğünde 3’üncü sınıf öğrencileri tarafından tasarlanan projelerde; çevresel konfor, doğanın iyileştirici etkisi, iç hava kalitesi gibi dikkat çeken detaylara yer verildi. Karşılıklı iş birliğine dayalı projelerin önemine değinen Öğretim Üyesi Dr. Belgin Terim Çavka, "Karşılıklı işbirliği sayesinde öğrencilerimiz, Doç. Dr. Yasemin Kılıç Öztürk ve ekibi tarafından palyatif bakım eğitimleri aldılar. Mevcut binanın iç mimarisine dair geliştirilen projelerin sadece palyatif bakım alanında değil; yaşlı, engelli ve bakım ihtiyacı bulunan tüm bireylere yönelik farklı mekan düzenlemeleri önerilerine yön göstereceğini öngörüyoruz" bilgisini verdi. 

"Palyatif bakım merkezlerinde 4 bini geçen yatak mevcut" 
Projeleri değerlendiren SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği Palyatif Bakım Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Yasemin Kılıç Öztürk da, bakıma muhtaç hastalar için yalnızca hastanelerde değil, evlerde de mimari iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Palyatif bakım merkezlerinin ülkemizde 6 yıllık bir geçmişi bulunduğunu ve giderek sayılarının artığına dikkat çeken Doç. Dr. Öztürk, "Palyatif bakım merkezleri hastanelerdeki mevcut mekanların dönüştürülmesi yöntemiyle ortaya çıkıyor. Türkiye genelinde palyatif bakım merkezlerinde 4 bini geçen yatak mevcut. Bu, çok hızlı yükselen bir alan. Biz de bu amaçla genç mimar adaylarımızı bu dönüşüme ortak etmek istedik. Farklı hasta gruplarının da ihtiyaçlarının göz önüne alınmasını istedik. Yaşar Üniversitesi öğrencilerine yönelik gerçekleştirdiğimiz bilgilendirme toplantıları sonrası ihtiyaçlar belirlendi ve hastanemizin mevcut alanlarına uygun fonksiyonel tasarımlar ortaya çıktı" dedi. 
Projelerinden hangi detaylara yer verdiklerini anlatan öğrencilerden Gizem Semerci Aydın, "İnsanların kendilerini evde hissetmelerini amaçladım. Bu nedenle de ortak alanlara ağırlık verdim. Çok fonksiyonlu ve birbirleriyle ilişkili alanlar tasarladım. Kalacak olan hastaların ve yaşlıların aileleri geldiğinde birlikte güzel vakit geçirebilecekleri alanlar tasarlamaya çalıştım" şeklinde konuştu. 
Ayşenur Umaç ise şu ifadelere yer verdi: 
"Projemde kullanıcı profili Parkinson hastaları oldu. Aldığım eğitimler sonrası Parkinson hastalarının egzersiz yapmaları ve özellikle depresyondan korunmak için sosyalleşmeleri gerektiğini öğrendim. Bu nedenle sosyal ağ ismini verdiğim projemde hastaların hem birbirleriyle hem de ziyaretçilerle maksimum iletişim içinde kalabilecekleri bir mekan tasarlamaya çalıştım." 

YORUMLAR