İzmir Kitap Fuarı’nda "Sıralama" Bilmecesi: Adalet mi, İdeoloji mi?
İzmir, tarih boyunca demokrasinin, çok sesliliğin ve kültürün başkenti olma iddiasını taşımış bir şehirdir. Şehrin kültürel takvimindeki en önemli duraklardan biri olan kitap fuarları, son yıllarda organizasyon yapısındaki değişiklikle birlikte yeni bir tartışma odağı haline geldi. Eskiden TÜYAP tarafından organize edilen fuarların İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesine geçmesi, beraberinde "yerel yönetim eliyle kültür yönetimi" sorumluluğunu da getirdi. Ancak bu yıl yedincisi düzenlenecek olan fuarda yaşananlar, bu sorumluluğun ne kadar hakkaniyetli taşındığı sorusunu akıllara getiriyor.
Kamu Yararı mı, Keyfi Sıralama mı?
1992 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla "Kamu Yararına Çalışan Dernek" statüsünü almış, Türkiye’nin en köklü edebiyat ve düşünce kuruluşlarından biri olan Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), bu yıl fuarda yer bulamadı. Şubat ayında yapılan resmi müracaata rağmen, ancak ısrarlı takipler sonucunda şifahen verilen cevap oldukça düşündürücüdür: "Müracaatları sıraya koyduk, siz bu sıralamanın dışında kaldınız."
Bu noktada sormak gerekir: Bu sıralamanın kriterleri nelerdir?
Hukuki Öncelik: Devlet nezdinde "Kamu Yararına Çalışan" statüsündeki bir kurum, nasıl olur da herhangi bir kriter gözetilmeden listenin dışına itilir?

Temsiliyet Gücü: Türkiye genelinde 350 civarında kamu yararına çalışan dernek varken, fuarda yer verilen 25 derneğin hiçbirinin bu statüde olmaması tesadüf müdür?
Liyakat ve İçerik: Şehrin öz evladı sayılan ve yıllardır İzmir’in kültür hayatına katkı sunan bir şubenin, "sıra gelmedi" denilerek dışlanması hangi kültürel belediyecilik anlayışına sığar?
Marjinal Gruplara Yer Var, Yazarlar Birliği’ne Yok
Geçmiş yıllardaki uygulamalara bakıldığında, sivil toplum kuruluşlarına ayrılan ücretsiz alanlarda oldukça geniş bir yelpazeye yer verildiği, hatta kimi zaman toplumsal tabanı olmayan marjinal derneklere dahi kapıların açıldığı görülmüştür. Bu "esneklik", konu Türkiye Yazarlar Birliği gibi kurumsal ve köklü bir yapı olduğunda neden yerini katı bir "sıralama" engelinde bırakmaktadır?

İl dışından gelen birçok derneğe yer tahsisi yapılırken, İzmir’in kendi yazarlarını ve şairlerini bünyesinde barındıran bir yapının dışlanması, organizasyonun "sıralama kriterlerinin" adil değil, ideolojik olduğu yönündeki kaygıları haklı çıkarmaktadır.
Sonuç Olarak
Bir kitap fuarı, sadece kağıt ve mürekkebin sergilendiği bir alan değildir; orası bir şehrin vicdanı ve düşünce atlasıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, TYB İzmir Şubesi gibi kurumları dışlayarak oluşturduğu bu tablo, fuarın zenginliğini değil, organizasyonun tarafgirliğini gösterir.
Kültür hizmeti, siyasi ajandaların veya kişisel tercihlerin ötesinde, hukuki statüye ve toplumsal karşılığa saygı duyularak icra edilmelidir. Yetkililerden beklenen, bu "sıralama" muammasını şeffaf bir şekilde açıklamak ve adaleti yeniden tesis etmektir. Aksi takdirde, 7. İzmir Kitap Fuarı, kitapların kokusuyla değil, dışlayıcı tavrın gölgesiyle hatırlanacaktır.
A. Levent Ertekin





















